anasayfa  :  online randevu   
Uygarlık alerji yapıyor   

Cep telefonları, otomobiller, gıdalara konan katkı maddeleri, pek çok üründe kullanılan lateks maddesi ve çeşitli kokular... Ne yazık ki hepsi uygar toplumların boğuştuğu yeni alerji kaynakları  

  Uygarlık alerji yapıyor
Cep telefonları, otomobiller, gıdalara konan katkı maddeleri, pek çok üründe kullanılan lateks maddesi ve çeşitli kokular... Ne yazık ki hepsi uygar toplumların boğuştuğu yeni alerji kaynakları

PROF. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta A'dan Z'ye alerjiyi anlattığı yazı dizisinde modernleşmenin sonucu olarak ortaya çıkan yeni nesil alerji türlerini anlatıyor.


Hayatımıza son yıllarda giren yeni alerjenler var mı?
 
Olmaz olur mu... Mesela lateks var son yıllarda adından söz ettiren. Lateks günümüzde çok kullanılan bir madde. 40 binden fazla ürünün lateks içerdiğini biliyoruz. Bulaşık eldivenleri, prezervatif, balon, oyuncaklar, emzik, biberon, silgi, kozmetikler, elektrik kabloları, tenis-basketbol- bowling topları ve ayakkabı ilk anda aklıma gelenler. Lateks tıpta da çok kullanılan bir madde. Çeşitli tüp ve maskeler, yanık bandajları ve cerrahi eldivenler lateks içeriyor.

Yiyecek veya içeceklerimizde de lateks bulunur mu?

 
Yediğimiz içtiğimiz şeylerde lateks yok ama bunların ambalajlarında bulunabiliyor.

Ne tür alerjilere neden oluyor?

Önceleri sadece cilde temas ettiği yerlerde kızarıklık, kabarıklık, kaşıntı gibi tahrişlere yol açtığı sanılırdı. Oysa bugün lateksin saman nezlesinden astıma kadar birçok alerjik hastalığa neden olabileceği anlaşıldı.

Başka hangi yeni alerjenler mevcut?

 Hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen cep telefonları. Araştırmalara göre cep telefonlarından yayılan mikrodalgalar histamin ve P maddesi gibi bazı kimyasalların iki misli daha fazla salgılanmasına neden oluyor. Bu kimyasalların astım, saman nezlesi ve egzama gibi hastalıkların ortaya çıkmasında çok önemli rolleri vardır.
 
Bir de son yıllarda hayatımıza giren birçok kokulu ürün var. Deterjanlar, sabunlar, şampuanlar, oda kokuları, araba kokuları... Bunlar da alerjen olabilir mi?

Ev temizlik ürünlerinde, parfümlerde, çamaşır temizlik ürünlerinde, hatta yiyecek ve içeceklerimizde bile bulunan 5.000'den fazla koku verici madde var. Kokuların çoğu gerçek anlamda alerjen olmayıp solunum sistemi için tahriş edici özelliği olan uçucu organik bileşiklerdir ve astımlı hastalarda öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığına neden olduğu eskiden beri bilinmektedir. Bazı kokular burun tıkanıklığı, sinüzit, öksürük, boğaz ağrısı ve göğüste sıkışma hissi de yaratabilir. Araştırmalar kokuların, kalp, dolaşım ve beynin elektrik aktivitesi üzerine de etkileri olduğunu ortaya koymuştur. Bunlar baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu, yorgunluk, uyuşukluk gibi şikayetlerdir. Kokuların en çok etkilediği organ derimizdir. Kaşıntı, kabartı, egzama bunların başlıcalarıdır.
 Alerjik hastalıklarda gıdalara konan katkı maddelerinin de rolleri var mıdır? Yiyeceklerimize, içeceklerimize renk, koku, tat vermek ve onların uzun süre bozulmalarını önlemek için kullanılan binlerce katkı maddesi var. Üstelik sadece yiyeceklerde değil, ilaçlarda ve kozmetik ürünlerde de yaygın olarak kullanılıyor. Katkı maddelerinin duyarlı kişilerde kesin olarak kanıtlanmamış olmakla beraber başta alerjiler olmak üzere astım, migren tipi baş ağrıları, karaciğer büyümesi ve kansere neden olabileceği ileri sürülüyor.

 
Deri koltuk tercih edin

ARABALARIMIZDA
astımı olanlarda sorun yaratabilecek alerjenlerin başında akarlar ve küfler geliyor. Evcil hayvanlara, özellikle de kedilere ait alerjenler de arabalarda yıllarca kalabiliyorlar. Mevsim baharsa, polenleri de hesaba katmak zorundasınız. Araçların egzoz dumanındaki çeşitli petrokimyasal maddeler ve etanol de bir çok astımlıda krizleri tetikleyebiliyor. Ayrıca arabada bulunan kişilerin kullandıkları çeşitli parfüm ve deodorantların da sorun yaratabileceği unutulmamalı. Ancak bunlar içinde en önemlisi sigara dumanı. Özellikle havaların soğuk olduğu mevsimlerde, arabanın havalandırılması daha kısıtlı olduğu için arabada sigara içildiğinde bu astımı olanlar için çok önemli bir kriz nedeni oluşturuyor. Her şeyden önce araçların teknik bakımı düzenli olarak yapılmalı. Kumaş koltuklar yerine deri koltuklu arabalar tercih edilmeli.

Öperken iki kere düşünün

ÖPÜŞMEYE
bağlı alerjiler daha çok besin alerjisi olan kadınlarda ve çocuklarda görülür. Araştırmalar, besin alerjisi olanların yüzde 5'inde öpüşme ile ciddi alerjik reaksiyonların meydana gelebileceğini göstermektedir. Hatta bu yüzden ölenler de olabiliyor çok nadir de olsa. En çok alerji yapan dudaktan öpüşmelerdir, fakat yanak, boyun, yüz ve hatta gözden öpmelerde de alerji gelişebildiği bildirilmiştir. Öpen kişinin sevgili, anne baba ya da başka bir kimse olması mümkündür. Alerji belirtileri çoğu zaman öpüşmeden hemen sonra ortaya çıkar. Bunlar, daha ziyade öpülen yerde kaşınma, kabarma ve şişme şeklinde reaksiyonlardır. Alerjinin nedeni öpen kişinin öptüğü kişinin alerjik olduğu besini yemiş olmasıdır. Öpenin dil, ağız mukozası ve ağızdaki salgılarda kalmış olan çok küçük miktarlardaki besin tanecikleri bile, öpülen kişiye geçerek alerjik reaksiyonların ortaya çıkması için yeterli olmaktadır. Öpen kişinin alerji yaratan besini ne zaman yediği önemli değildir. Besinin yenmesinden 1-2 dakika sonraki öpüşmelerde alerji ihtimali daha fazladır, ancak birkaç saat geçtikten sonraki öpüşmelerde de ortaya çıkabilmektedir.
 anasayfa  kurumsal   referanslar   hizmetlerimiz   online randevu  iletişim
 Web Tasarımı & Yazılımı : Klikya